وَقَالَ عَلَيهِ السَّلَامُ
مَعَاشِرَ النَّاسِ، اتَّقُوا آللّهَ فَکَمْ مِنْ مُؤَمِّلٍ مَا لاَ يَبْلُغُهُ، وَبَانٍ مَا لاَ يَسْکُنُهُ، وَجَامِعٍ مَا سَوْفَ يَتْرُکُهُ، وَلَعَلَّهُ مِنْ بَاطِلٍ جَمَعَهُ، وَمِنْ حَقٍّ مَنَعَهُ: أَصَابَهُ حَرَاماً، وَآحْتَمْلَ بِهِ آثَاماً، فَبَاءَ بِوِزْرِهِ، وَقَدِمَ عَلَى رَبِّهِ آسِفاً لاَهِفاً، قَدْ (خَسِرَ آلدُّنْيَا وَالاْخِرَةَ، ذلِکَ هُوَ آلْخُسْرَانُ آلْمُبِينُ).
“Ey insanlar, Allah’tan sakının! Birçok arzulayanlar arzusuna ulaşamaz, birçok bina eden binasında oturamaz, birçok toplayan kısa bir süre sonra onu terk eder. Batıl yoldan topladığı, bir hakkı engelleyerek elde ettiği ve haram yoldan kazandığı mallar yüzünden günahlara girmiş, o günahlarıyla ahirete dönmüş ve Allah’ın huzuruna hüzünle çıkmıştır. “O, dünya ve ahirette zarara uğramıştır. İşte bu apaçık bir hüsrandır.”1
…
1- Hac/11