و سُئِلَ (عليه السلام): کَيْفَ يُحاسِبُ اللهُ الْخَلْقَ عَلى کَثْرَتِهِمْ؟
فَقَالَ عَليهِ السَّلامُ
کَمَا يَرْزُقُهُمْ عَلَى کَثْرَتِهِمْ؛
فَقِيلَ: کَيْفَ يُحاسِبُهُمْ وَ لا يَرَوْنَهُ؟
فَقالَ (عليه السلام): کَمَا يَرْزُقُهُمْ و لاَ يَرَوْنَهُ.
“Allah bunca insanın hesabını nasıl görmektedir?” diye sorduklarında “Onlara rızklarını verdiği gibi.” diye buyurdu.
“Onlar Allah’ı görmedikleri hâlde onların hesabını nasıl görecektir?” diye sorduklarında ise şöyle buyurdu:
Allah’ı görmedikleri hâlde onlara rızık verdiği gibi.