وَ قَالَ عَليهِ السَّلامُ
کَانَ لِي فِيمَا مَضَى أَخٌ فِي اللَّهِ وَ کَانَ يُعْظِمُهُ فِي عَيْنِي صِغَرُ الدُّنْيَا فِي عَيْنِهِ وَ کَانَ خَارِجاً مِنْ سُلْطَانِ بَطْنِهِ فَلا يَشْتَهِي مَا لا يَجِدُ وَلا يُکْثِرُ إِذَا وَجَدَ وَ کَانَ أَکْثَرَ دَهْرِهِ صَامِتاً فَإِنْ قَالَ بَذَّ الْقَائِلِينَ وَ نَقَعَ غَلِيلَ السَّائِلِينَ وَ کَانَ ضَعِيفاً مُسْتَضْعَفاً فَإِنْ جَاءَ الْجِدُّ فَهُوَ لَيْثُ غَابٍ وَ صِلُّ وَادٍ لا يُدْلِي بِحُجَّةٍ حَتَّى يَأْتِيَ قَاضِياً وَ کَانَ لا يَلُومُ أَحَداً عَلَى مَا يَجِدُ الْعُذْرَ فِي مِثْلِهِ حَتَّى يَسْمَعَ اعْتِذَارَهُ وَ کَانَ لا يَشْکُو وَجَعاً إِلاَّ عِنْدَ بُرْئِهِ وَ کَانَ يَقُولُ مَا يَفْعَلُ وَ لا يَقُولُ مَا لا يَفْعَلُ وَ کَانَ إِذَا غُلِبَ عَلَى الْکَلامِ لَمْ يُغْلَبْ عَلَى السُّکُوتِ وَ کَانَ عَلَى مَا يَسْمَعُ أَحْرَصَ مِنْهُ عَلَى أَنْ يَتَکَلَّمَ وَ کَانَ إِذَا بَدَهَهُ أَمْرَانِ يَنْظُرُ أَيُّهُمَا أَقْرَبُ إِلَى الْهَوَى فَيُخَالِفُهُ فَعَلَيْکُمْ بِهَذِهِ الْخَلائِقِ فَالْزَمُوهَا وَ تَنَافَسُوا فِيهَا فَإِنْ لَمْ تَسْتَطِيعُوهَا فَاعْلَمُوا أَنَّ أَخْذَ الْقَلِيلِ خَيْرٌ مِنْ تَرْکِ الْکَثِيرِ.
Eskiden ilâhî bir kardeşim vardı. Gözünde dünyanın küçüklüğü, onu benim gözümde büyütmüştü. Karnının esaretinden kurtulmuş, ulaşamayacağı şeyi arzu etmiyor, ulaştığı şeyde aşırıya gitmiyordu. Çoğu zaman susuyordu; konuşunca konuşmacılara üstün geliyor, soranların susuzluğunu (marifetinin berraklığıyla) gideriyordu. Görünüşte zayıf ve güçsüz sayıyorlardı. Ama ciddiyet zamanında kızgın bir aslan ve zehirli bir çöl yılanı kesilirdi. Hâkimin yanına gelinceye kadar delil ikame etmezdi. Benzerinde özür bulduğu bir işte, özrünü dinleyinceye kadar hiç kimseyi kınamazdı. Ağrısını, dindikten sonra söylerdi. Söylediği şeyi yapar, yapmadığı şeyi söylemezdi. Sözde mağlup olsa da susmakta mağlup olmazdı. Duymayı konuşmaktan daha çok isterdi. İki işle karşılaşınca, hangisinin nefsine daha yakın olduğuna bakar, ona muhalefet ederdi. Bu çeşit huylara sarılın, onları elde etmek için yarışın, onların hepsine gücünüz yetmese de, bilin ki azını elde etmek çoğunu terk etmekten daha hayırlıdır.