وَ قَالَ عَلَيهِ السِّلَامُ
وَ حَکَى عَنْهُ أَبُو جَعْفَرٍ مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيٍّ الْبَاقِرُ (عليهما السلام) أَنَّهُ قَالَ: کَانَ فِي الأَرْضِ أَمَانَانِ مِنْ عَذَابِ اللَّهِ، وَ قَدْ رُفِعَ أَحَدُهُمَا، فَدُونَکُمُ الاْخَرَ فَتَمَسَّکُوا بِهِ: أَمَّا الأَمَانُ الَّذِي رُفِعَ فَهُوَ رَسُولُ اللَّهِ (صلي الله عليه و آله) وَ أَمَّا الأَمَانُ الْبَاقِي فَالإِسْتِغْفَارُ. قَالَ اللَّهُ تَعَالَى: وَ ما کانَ اللّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَ أَنْتَ فِيهِمْ وَ ما کانَ اللّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ.
Ebu Cafer İmam Muhammed b. Ali el-Bakır (a.s), Hz. Ali’den (a.s) şöyle nakletti: Yeryüzünde Allah’ın azabından iki eman vardı; onlardan biri kaldırılmış (elden çıkmış), diğeri ise yanınızdadır; o hâlde ona sarılın. Kaldırılmış olan eman Resulullah’tır; baki kalan eman ise istiğfardır. Nitekim Allah-u şöyle buyurmuştur: “Sen içlerinde olduğun hâlde Allah onları azaplandıracak değildir ve onlar istiğfar ettikleri hâlde de Allah onları azaplandıracak değildir.”