وَسُئِلَ (عليه السلام) عَنْ قَوْلِ الرَّسُولِ (صلي الله عليه و آله): «غَيِّرُوا الشَّيْبَ وَ لا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ»
وَ قَالَ عَلَيهِ السِّلَامُ
إِنَّمَا قَالَ (صلي الله عليه و آله) ذَلِکَ وَ الدِّينُ قُلٌّ، فَأَمَّا الاْنَ وَ قَدِ اتَّسَعَ نِطَاقُهُ، وَ ضَرَبَ بِجِرَانِهِ، فَامْرُوٌ وَ مَا اخْتَارَ.
Müslümanlar Hz. Ali’ye Peygamber’in; “Sakalınıza kına yakın, Yahudilere benzemeyin.” hadisini sorunca şöyle buyurdu: Peygamber bunu buyurduğunda din azınlıktaydı. Ama
bugün din genişlemiş ve güçlenmiştir. Dolayısıyla bu iş insanın isteğine bağlıdır. (Mübah bir şeydir; farz veya müstahap değildir.)