وَمِن کلامٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
في بَعْضِ أيّامِ صِفِّينَ وَ قَدْ رَأَى الْحَسَنَ ابْنَهُ (عليه السلام) يَتَسَرَّعُ إلَى الْحَرْبِ
أَمْلِکُوا عَنّي هذَا آلْغُلامَ لا يَهُدَّنِي، فَإِنَّنِي أَنْفَسُ بِهذَيْنِ ـ يَعْني آلْحَسَنَ وَ آلْحُسَيْنَ (عليهما السلام) ـ عَلَى آلْمَوْتِ لِئَلاَّ يَنْقَطِعَ بِهِمَا نَسْلُ رَسُولِ آللّهِ (صلي الله عليه و آله).
Sıffin Savaşı’nda İmam Hasan’ın savaşa katılabilmek için acele ettiğini görünce şöyle buyurdu:
Şu genci sımsıkı tutun, (ölümüyle) belimi kırmasın benim! Çünkü ben Resulullah’ın (s.a.a) soyunun kesilmemesi için bu ikisinin (Hasan ve Hüseyin’in) ölmesini istemem.
Sıffin savaşında İmâm Hasan aleyhisselâmın savaşa katıldığını görünce buyurdular ki.
Şu genci tutun, belimi kırmasın benim. Çünkü bu ikisinin (Hasan ve Huseyn aleyhimesselâm) ölmelerini, Rasûlullah’ın soyunun kesilmesini istemem; bana pek ağır gelir bu.