H. 38 yılında irad ettiği bu hutbesinde itaat etmeyen dostlarını kınamaktadır:
Hutbe 180 – Ashabını Kınama
Çeviri
H. 38 yılında irad ettiği bu hutbesinde itaat etmeyen dostlarını kınamaktadır:
Hükmettiğini yapan, takdirini yerine getiren, beni sizinle imtihan eden Allah’a hamd ederim. Ey buyurduğumda itaat etmeyen, çağırdığımda icabet etmeyen topluluk! Size mühlet verip, serbest bıraksam, boş lafa dalarsınız; savaşa soksam gevşeklik edersiniz. İnsanlar bir imamın etrafında toplansa kınarsınız; zorluğa düşerseniz gerisin geriye dönersiniz.
Düşmanlarınız babasız kalsın! Kendinize yardım etmek ve hakkınız için cihat etmek yerine neyi bekliyorsunuz? Ölümü mü? Yoksa zillete düşmenizi mi? Vallahi ölüm günüm gelip çatsa -ki elbette gelecektir- aramızı ayıracak, bu durumda sizinle konuşmayı istemeden ve sizinle hiç güç bulmamış gibi ayrılacağım.
Allah için! Sizi bir araya toplayacak dininiz, size gayret verecek hamiyetiniz yok mu? Ne kadar şaşılacak şey, değil mi! Muaviye aşağılık zalimleri çağırıyor, hiçbir karşılık vermediği hâlde ona itaat ediyorlar. Ben ise İslâm’ın mirasçıları ve Müslümanların geriye kalanları olan sizleri yardıma çağırıyorum ve bahşiş veriyorum; buna rağmen benden ayrılıyor, ayrılığa düşüyorsunuz. Şüphesiz ne benim emrime razı oluyorsunuz, ne de aleyhine birleşeceğiniz şekilde sakındırmam sizleri gazaplandırıyor! Böylece ölüm bana görüşeceğim en sevimli şey oldu.
Size kitabı öğrettim, delil ve hüccet yollarını sizlere bellettim, tanımadığınız şeyleri tanıttım, ağzınızdan attığınız suyu size tatlı tatlı içirdim. Keşke kör görseydi de, uyuyan uyansaydı! Öncüleri Muaviye olan ve Nabiğa oğlu (Amr b. As) tarafından terbiye edilen toplum Allah’ı tanımamaya ne kadar yakındır!