H. 34 yılında halk Osman’ı şikâyette bulunmak ve Osman’la görüşmesini istemek için Hz. Ali’nin yanına geldi. Hz. Ali de, Osman’a giderek şöyle dedi:
Hutbe 164 – Osman’a Öğüt
Çeviri
H. 34 yılında halk Osman’ı şikâyette bulunmak ve Osman’la görüşmesini istemek için Hz. Ali’nin yanına geldi. Hz. Ali de, Osman’a giderek şöyle dedi:
Halk peşimde, beni seninle kendileri arasında elçi olarak gönderdiler. Vallahi, sana ne diyeceğimi bilemiyorum; senin bilmediğin bir şeyi biliyor değilim. Benim sana göstereceğim, senin bilmediğin bir iş yok. Bizim bildiğimizi sen de biliyorsun. Seni geçtiğimiz bir şey yok ki sana haber verelim ve gizlice bir şey yapmış değiliz ki sana iletelim. Bizim gördüğümüz gibi sen de gördün, bizim duyduğumuz gibi sen de duydun. Bizim Resulullah ile arkadaşlık ettiğimiz gibi sen de ettin. Ne İbn Ebu Kuhafe ne de İbn Hattab, doğru amelde senden daha evla değillerdi. Sen akrabalık bakımından Resulullah’a o ikisinden daha yakınsın1. Sen onun damadı olmaya nail oldun, onlarsa buna ulaşamadılar.
Allah için, Allah için kendine acı. Çünkü sen, Allah’a andolsun, körlükten basirete, cehaletten bilgiye gelmiyorsun. Yollar açık, dinin alametleri ayaktadır
Bil ki Allah katında Allah’ın kullarının en efdalinin; hidayete ermiş, hidayete çağıran, malum olan sünneti ayakta tutan ve meçhul olan bidatleri öldüren adil imamdır. Sünnetler aydınlatılmış, alametleri var; bidatler de açıkça gösterilmiş, onun da alametleri vardır. Allah katında insanların en şerlisi, sapmış ve halkın da ona uyarak sapıttığı zalim imamdır. O yaşanan sünneti öldürür, terk edilen bidati diriltir. Resulullah’ın (s.a.a) şöyle dediğini duydum: “Zulmeden imam, kıyamet günü beraberinde hiçbir yardımcısı ve mazeret bildireni olmaksızın getirilir; cehennemin ateşine atılır, içinde değirmen taşı gibi döner; sonunda ta dibinde bağlanır.”
Allah için, bu ümmetin öldürülecek imamı olma. Çünkü (Peygamber’den) şöyle söyleniyordu: “Bu ümmet içinde bir imam öldürülür, onun öldürülmesiyle kıyamete kadar öldürmeler sürer. Böylece ümmetin işi birbirine karışır, içlerinde fitne baş gösterir, hakkı batıldan ayırt edemez, fitneler dalga dalga yayılır, büyük bir kargaşalığa düşerler.” Yaşının kemaline, ömrünün sonuna geldikten sonra, Mervan’ın istediği yere sürdüğü binek olma.
Bunun üzerine Osman, “Halkla konuş, şikâyet ettikleri haksızlıkları gidermem için bana mühlet versinler.” dedi. Ali (a.s) de, “Medine’de olanlar için mühlet vermeye gerek yok; diğer yerlerdeki haksızlıkları giderme mühleti ise, emrin onlara ulaşıncaya kadardır.” dedi.