logo

Nehcü'l-Belağa
İmam Ali’nin Hutbeleri, Mektupları ve Hikmetleri

logo

Hutbe 127 – Haricîlere Hitap

Çeviri

Bu hutbede bazı dini hükümleri açıklamakta, Haricîlerin yanlışlarını dile getirmekte ve hakemeyn olayına değinmektedir:

Diyelim ki kendinizce benim hata ettiğimi, doğru yoldan saptığımı zannettiniz; peki neden benim bu hareketim yüzünden bütün Muhammed (s.a.a) ümmetini de sapık sayıyorsunuz? Benim hatam yüzünden onları hatalı kabul ediyor; suçum yüzünden onları tekfir ediyorsunuz, kılıçlarınız omuzlarınızda hasta sağlam ayırt etmeksizin onu herkese sallıyor, suçlularla masumları birbirlerine karıştırıyorsunuz. Resulullah’ın evli olarak zina eden kimseyi recmettikten sonra üzerine namaz kıldığını, mirasını da mirasçılarına verdiğini bilirsiniz. Katili öldürtmüş, mirasını ehline paylaştırmıştır; hırsızlık edenin eli kesilmiş, zina eden bekâra celde (yüz sopa cezası) uygulanmış, ama ganimetlerden paylarına düşeni de vermiştir. Onlar da Müslüman kadınları nikâhlamışlardır.
Resulullah onlara suçlarının cezasını vermiş, Allah’ın hukukunu tatbik etmiştir. Ama İslâm’daki paylarından onları men etmemiş, adlarını Müslümanlıktan çıkarmamıştır.

Siz insanların en şerlilerisiniz; şeytanın kendi yollarına sevk ettiği ve şaşkınlığa düşürdüğü kimselersiniz. Benim hakkımda iki sınıf helak olacaktır: Bir kısmı kendisini haktan uzaklaştıracak ölçüde beni aşırı sevenlerdir. İkincisi ise kendisini haktan uzaklaştırıp sapıklığa götürecek ölçüde bana aşırı buğz edendir. İnsanların en hayırlıları; hakkımda ne ileri gidip ne de geri kalan, orta yolu seçenleridir. Bu yolu seçerek çoğunluğun (hak) inancına sahip olun. Çünkü Allah’ın eli cemaatin üzerindedir. Ayrılıktan sakının.

 

İnsanlardan ayrılan, sürüden ayrılan koyunun kurda yem olması gibi şeytana yem olur. Dinleyin ve uyanık olun. Bu sloganı atan (Haricîlerin fitneye düşürücü sözlerini söyleyen) kimseyi, benim sarığım altında olsa bile öldürün.

Tayin edilen iki hakem, Kur’ân’ın hayat verdiğini diriltmek, öldürdüğünü öldürmek için tayin edilmişti. Kur’ân’ı ihya etmek ona topluca sarılmaktır. Onu öldürmek ise ondan uzaklaşmaktır. Kur’ân, bizi onlara sevk ederse onlara uyarız. Onları bize sevk ederse o zaman da onlar bizlere uymalıdırlar.

 

Babası olmayasıcalar! Sizi kötü bir işe salmadım, işlerinizde aldatmadım, yanlışlığa düşürmedim. Cemiyetiniz iki kişiyi seçme görüşünde birleşti. Biz de Kur’ân’ın hükmünden çıkmamalarını şart koştuk. Ama onlar ise saptılar, gözleri göre göre hakkı terk ettiler, zulüm heva ve hevesleriyle örtüştü de o yola koyuldular. Biz ise zalimce hükmetmeden ve kötü görüşlerini açıklamadan önce onlara hükmünde adil olmalarını ve gerçeğe uymalarını şart koşmuştuk.