وَمِن کلامٍ لَهَ عَلَيهِ السَّلامُ
وَفِيهِ بَيَانٌ لِمَا يَخْرَبُ الْعالَمُ بِهِ مِنَ الْفِتَنِ وَبَيانُ هذِهِ الْفِتَنِ
إِنَّمَا بَدْءُ وُقُوعِ آلْفِتَنِ أَهْوَاءٌ تُتَّبَعُ، وَأَحْکَامٌ تُبْتَدَعُ، يُخَالَفُ فِيهَا کِتابُ اللهِ، وَيَتَوَلَّى عَلَيْهَا رِجَالٌ رِجَالا، عَلَى غَيْرِ دِينِ اللهِ، فَلَوْ أَنَّ آلْبَاطِلَ خَلَصَ مِنْ مِزَاجِ آلْحَقِّ لَمْ يَخْفَ عَلَى آلْمُرْتَادِينَ؛ وَلَو أَنَّ آلْحَقَّ خَلَصَ مِنْ لَبْسِ الْبَاطِلِ، آنْقَطَعَتْ عَنْهُ أَلْسُنُ آلْمُعَانِدِينَ؛ وَلکِنْ يُؤْخَذُ مِنْ هذَا ضِغْثٌ، وَمِنْ هذَا ضِغْثٌ، فَيُمْزَجَانِ! فَهُنَالِکَ يَسْتَوْلِي الشَّيطَانُ عَلَى أَوْلِيَائِهِ، وَيَنْجُو «الَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَ آللهِ آلْحُسْنَى».
Hz. Ali fitne ve fesadın nedenleri hakkında şöyle buyuruyor:
Fitnelerin meydana geliş nedeni, sadece nefsin heva-heveslerine uymak ve Allah’ın kitabına muhalif olan uydurulmuş hükümlerdir. Bazı insanlar da dine aykırı bir şekilde başkalarına hükmetmektedir.
Eğer batıl haktan karışmaksızın arınmış olsaydı, şekte olanlar (hakikat peşinde koşanlar) için gizli kalmazdı. Eğer hak da batıl örtüsünden arınmış olsaydı, inatçı düşmanların dili ondan kesilmiş olurdu. Ama biraz bundan (haktan) biraz da ondan (batıldan) alınmış, sonra birbirine karıştırılmıştır. İşte o zaman şeytan dostlarına musallat olur. Sadece Allah’ın lütfüne mazhar olanlar kurtulur.
Gerçekten de fitnelerin meydana çıkışı, dileklere uyulmadandır ancak; sonradan uydurulan hükümlere kapılma-dandır mutlak. Bunlarda Allah’ın kitabına muhâlefet vardır. Bunlara sarılanlar, Allah’ın dîninde olmayanlara katılanlardır.
Batıl, gerçekten tam ayrılsaydı, arayanlardan gizli kalmazdı. Gerçek de batıl oluş şüphesinden tam arınsaydı inatçıların dillerine düşmezdi. Fakat bundan bir avuç alınmıştır; ondan da bir avuç; sonra birbirine karılmıştır, katılmıştır. Bu yüzden de şeytan, dostlarına saldırır; onları batıla daldırır; ancak Allah, önceden kimlere güzel bir mazhariyet verdiyse, onlar kurtulur.