وَمِن خُطبَةٍ لَهَ عَلَيهِ السَّلامُ
يَحْذَرُ مِن فِتْنَةِ الدُّنْيا
أَلاَ إِنَّ الدُّنْيَا دَارٌ؛ لاَيُسْلَمُ مِنْهَا إِلاَّ فِيهَا، وَ لاَيُنْجَى بِشَىْءٍ کَانَ لَهَا. آبْتُلِيَالنَّاسُ بِهَا فِتْنَةً، فَمَا أَخَذُوهُ مِنْهَا لَهَا أُخْرِجُوا مِنْهُ وَحُوسِبُوا عَلَيْهِ، وَ مَا أَخَذُوهُ مِنْهَا لِغَيْرِهَا قَدِمُوا عَلَيْهِ وَ أَقَامُوا فِيهِ؛ فَإِنَّهَا عِنْدَ ذَوِي الْعُقُولِ کَفَيْءِ الظِّلِّ، بَيْنَا تَرَاهُ سَابِغآ حَتَّى قَلَصَ، وَ زَائِدآ حَتَّى نَقَصَ.
Hz. Ali, bu hutbesinde dünyaya gönül bağlamamak ve kıyamet hesabından korkmak gerektiği hususunda şöyle buyuruyor:
Bilin dünya öyle bir yurttur ki, orada (dünya hakkında takvalı) olmadan hiç kimse ondan kurtulamaz, esenliğe kavuşamaz. Hiç kimse (sözlü veya amelen) dünya için sayılabilecek bir şeyle kurtuluşa eremez. İnsanlar dünyaya imtihan nedeniyle müptela olmuşlardır. O hâlde, dünyadan dünya için elde ettikleri şeyler ellerinden çıkacaktır. (Ölüm hâlinde geride bırakacaktır. Ahirette ise) Ondan hesabını soracaklardır. Ama dünyadan gayrisi (yani ahiret için elde ettikleri)
kendisi için baki kalır ve sürekli onunla olur, ondan ayrılmaz. O hâlde dünya akıl sahipleri nezdinde gölgenin dönüşünü andırmaktadır ki yayar yaymaz bir de bakarsın toplanıvermiş; fazlalaşır fazlalaşmaz bir de bakarsın kısalıvermiş.
Duyun, bilin ki dünya, öyle bir yurttur ki ondan kurtulmak, esenleşmek, ancak oradayken olur; fakat hiç sanmayın ki dünyaya ait işlere sarılmakla dünyadan kurtulunur. İnsanlar, sınanmak için kapılmışlardır ona; oradan ne elde ederlerse ellerinden alınır; hepsinin de hesabı, kendilerinden sorulur. Ama oradan, ondan gayrisi için ne alırlarsa, onun karşılığını bulurlar, onunla faydalanıp kalırlar. Gerçekten de dünya, akıllılar katında gölgeye benzer; bir bakarsın, uzar, derken kısalıverir. Bir görürsün, yayıldıkça yayılır, derken yok oluverir.1
…
1 – İnsanın, dünyadan elde ettiği şey, ölünce kalır; fakat başkalarına, yok yoksul kişilere yaptığı hayrın ecrine nâil olur. Gönüller alan gönüllerde anılır; bir mescit, bir kütüpha-ne,bir hastane yapanın adı unutulmaz. Sözün kısası, kendi için yaşayanın adı kalmaz; malı mülkü kendine fayda vermez; halk için yaşayansa ölse bile anılır; adı-sanı bâki kalır.