وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلَى قُثَمِ بْنِ الْعَبَّاسِ وَهُوَ عامِلُهُ عَلى مَکَّةَ
أَمَّا بَعْدُ، فَأَقِمْ لِلنَّاسِ الْحَجَّ، وَذَکِّرْهُمْ بِأَيّامِ اللهِ، وَاجْلِسْ لَهُمُ الْعَصْرَيْنِ، فَأَفْتِ الْمُسْتَفْتِيَ، وَعَلِّمِ الْجَاهِلَ، وَذَاکِرِ الْعَالِمَ. وَلا يَکُنْ لَکَ إِلَى النَّاسِ سَفِيرٌ إِلاَّ لِسَانُکَ، وَلا حَاجِبٌ إِلاَّ وَجْهُکَ. وَلا تَحْجُبَنَّ ذَا حَاجَةٍ عَنْ لِقَائِکَ بِهَا، فَإِنَّهَا إِنْ ذِيدَتْ عَنْ أَبْوَابِکَ فِي أَوَّلِ وِرْدِهَا لَمْ تُحْمَدْ فِيمَا بَعْدُ عَلَى قَضَائِهَا. وَانْظُرْ إِلَى مَا اجْتَمَعَ عِنْدَکَ مِنْ مَالِ اللهِ فَاصْرِفْهُ إِلَى مَنْ قِبَلَکَ مِنْ ذَوِي الْعِيَالِ وَالْمَجَاعَةِ، مُصِيباً بِهِ مَوَاضِعَ الْفَاقَةِ وَالْخَلاَّتِ، وَمَا فَضَلَ عَنْ ذَلِکَ فَاحْمِلْهُ إِلَيْنَا لِنَقْسِمَهُ فِيمَنْ قِبَلَنَا. وَمُرْ أَهْلَ مَکَّةَ أَلاَّ يَأْخُذُوا مِنْ سَاکِنٍ أَجْراً، فَإِنَّ اللهَ سُبْحَانَهُ يَقُولُ: (سَواءً الْعاکِفُ فِيهِ وَالْبادِ) فَالْعَاکِفُ: الْمُقِيمُ بِهِ، وَالْبَادِي: الَّذِي يَحُجُّ إِلَيْهِ مِنْ غَيْرِ أَهْلِهِ. وَفَّقَنَا اللهُ وَإِيَّاکُمْ لِمَحَابِّهِ، وَالسَّلامُ.
Mekke’deki valisi Kusem b. Abbas’a gönderdiği mektup:
İnsanlarla haccet ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat. Sabah, akşam onlarla otur, fetva isteyene fetva ver, cahile öğret, âlime danış. İnsanlarla aranda dilinden başka vasıta, yüzünden başka perde olmasın. İhtiyaç sahibinin karşına çıkmasına mani olma; çünkü o, ilk müracaatında kapılarından kovulursa, işi görüldükten sonra da seni övmez.
Allah’ın malından yanında ne kadar toplandığına bak; onları etrafındaki yoksullara, aile sahiplerine, ihtiyacı olanlara, açlara harca. Fazlasını da yanımızda bulunanlara paylaştırmamız için bize yolla.
Mekke halkına, evlerinde konaklayan kişilerden kira almamalarını emret. Çünkü Allah, “Oraya yerleşenle, ziyarete gelen müsavidir”1 buyurdu. Oraya yerleşen, orada ikamet edendir. Ziyaret eden ise Mekke halkından olmayıp haccetmek için gelendir. Allah, bizi ve sizi sevdiği işleri yapmaya muvaffak etsin. Ve’s-Selâm.
…
1- Hacc/25
Mekke vâlisi Kusem b. Abbâs’a Mektupları:
(Allah’a hamd ü senâ, Rasûlüne ve soyuna salât ü selâmdan) Sonra, insanlarla haccet. Allah’ın günlerini, geçmiş ümmetlere gelen azaplarını anlat. Sabah akşam onlarla otur, konuş; fetvâ isteyene fetvâ ver. Bilgisize bilgi öğret. Bilginle müzâkerede bulun. İnsanlara elçi olarak, ancak dilini kullan, perdeci olarak da yüzünü göster. İhtiyâcı olanın sana başvurmasına, seni görmesine engel olma. Çünkü ihtiyaç sâhibi ilk baş vuruşunda kapılarından sürülürse ihtiyacı giderildikten sonra da övmez seni.
Allah malından, katında toplanana bak. Yanında olan ehil ayâl sâhiplerine, yok-yoksul kişilere sarfet, artanını bize yolla. Katımızda bulunanlara pay edelim.
Mekkelilere dikkat et; evlerinde konuklanan kişilerden para almasınlar. Çünkü noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah “Orada yurt tutanla ziyârete gelen hakkında hüküm birdir” buyurmuştur (Hac, 25). Orada yurt tutan, orada yerleşmiş olandır. Ziyârete gelense Mekke ehlinden olmayıp hac için oraya gidendir. Allah bize ve size sevdiği işlerde bulunmamız için başarı ihsan etsin vesselâm. 1
…
1 – Kusem b. Abbâs b. Abdül-Muttalib, Hz. Peygam-ber’in (s.a.a) amcalarının oğludur ve ashabındandır. Hz. Peygamber’in (s.a.a) cenâzesinin
defninde bulu-nanlardan-dır. Emir’ül- Mü’minin (a.s) tarafından Mekke vâliliğine tayin edilmiş, Muâviye Büsr b. Ertât’ı Mekke’ye gönderdiği zaman
bozguna uğramış, Büsr, Mekke’ye Şeybe b. Osman’ı bırakıp gidince onunla savaşıp mağlub etmiş, sonunda Semerkand’e gitmiş, orda şehit olmuştur.
Hz. Peygamber’e (s.a.a) pek benzerlerdi (Tenkıyh, 2, s.27-28; Büsr için de aynı kitabın 1. cildine bakınız; s. 168-169).