وَمِن کتابٍ لَهُ عَليهِ السَّلامُ
إلى عُمَرِ بْنِ أبي سَلَمَةِ المَخْزُومي وَکانَ عامِلُه عَلَى الْبَحْرَيْنِ فَعَزَلَهُ وَاسْتَعْمَلَ نُعْمانَ بْنِ عَجْلانِ الزُّرَقي مَکانَه
أَمَّا بَعْدُ، فَإِنِّي قَدْ وَلَّيْتُ النُّعْمَانَ بْنَ عَجْلانَ الزُّرَقِيَّ عَلَى الْبَحْرَيْنِ، وَنَزَعْتُ يَدَکَ بِلا ذَمٍّ لَکَ، وَلا تَثْرِيبٍ عَلَيْکَ؛ فَلَقَدْ أَحْسَنْتَ الْوِلايَةَ، وَأَدَّيْتَ الْأَمَانَةَ، فَأَقْبِلْ غَيْرَ ظَنِينٍ، وَلا مَلُومٍ، وَلا مُتَّهَمٍ، وَلا مَأْثُومٍ، فَلَقَدْ أَرَدْتُ الْمَسِيرَ إِلَى ظَلَمَةِ أَهْلِ الشَّامِ، وَأَحْبَبْتُ أَنْ تَشْهَدَ مَعِي، فَإِنَّکَ مِمَّنْ أَسْتَظْهِرُ بِهِ عَلَى جِهَادِ الْعَدُوِّ، وَإِقَامَةِ عَمُودِ الدِّينِ، إِنْ شَاءَ اللهُ.
Bahreyn valisi olan Ömer b. Ebi Seleme el-Mahzumî’yi azledip yerine Nu’man b. Aclan ez-Zurakî’yi tayin edince Ömer b. Ebî
Seleme’ye yazdığı mektup:
Numan b. Aclan ez-Zurakî’yi, Bahreyn’e tayin ettim, seni de kötüleyip suçlamadan azlettim. Yöneticiliği güzelce eda edip emaneti yerine getirdin. O hâlde bana karşı zanna düşmeyip seni kınamamı da beklemeden ve töhmet altında bırakılıp suçluluk hissine kapılmadan yanıma gel. Çünkü Şam zalimleri üzerine hareket etmek istiyorum, yanımda bulunman beni sevindirir. İnşallah sen düşmana karşı savaşta bana yardım edecek, dinin direğini ayakta tutacak kimselerdensin.
Bahreyn vâlisi Ömer b. Ebi-Selmet’il Mahzûmi’yi azledip yerine, Nu’mân b. Aclân’iz-Zurakıy’yı tayini üzerine Ömer’e yazdıkları mektup:
(Hamd ü senâ salât ü selâmdan) Sonra, Bahreyn’e Nu’mân b. Aclân’iz-Zurakıy’yi tayin ettim ve vâliliği, seni kınamaksızın, suçlu bulmaksızın senden aldım. Vilâyeti iyi idâre ettin, emaneti edâ eyledin. Bana karşı bir şüpheye düşmeden seni kınayacağımı ummadan töhmet altına alınacağını, suçlu sayılacağını sanmadan hemen yanıma gel. Şam zâlimlerine hareket etmek üzereyim; senin de benimle bulunmanı istiyorum. Çünkü sen, düşmanla savaşta, Allah izin verirse bana arka olacaklardansın, din direğini dikeceklerdensin. 1
…
1 – Ömer b. Ebi-Selmet’il-Mahzûmî, ashaptandır. Ebi- Selme, Hazreti Rasûlullâh’ın sallallahu aleyhi ve âlihi vesselem, zevceleri cenâb-ı Ümmüseleme radıyAllahu anhâ ve ırdâhâ’nın oğulları bulunması dolaysıyla Hazreti Rasûl’ün üvey oğulları sayılırlar. Hicretin ikinci yılı Habeşe diyarında doğmuştur. Hz. Rasûl’ün (s.a.a), vefâtlarında dokuz yaşın-daydı. Cemel savaşında Hazreti Emir’in (a.s), maiyetinde bulunmuşlar, Bahreyn’de vâlilik hizmetinden sonra Nu’mân b. Aclân’ın Bahreyn’e tayini üzerine Hazrete iltihak etmişler, Sıffin savaşına katılmışlardı. Abdülmelik zamanında hicretin seksen üçüncü yılında Medine’de vefât etmişlerdir (Tenkıyh, 2, s.340).
Nu’mân b. Aclân, Ansârın Zurayk boyundandır. Gayet fasihti. Şiirleri vardır, bir kasidesinde Hazreti Emir’in (a.s) bırakılıp Ebubekir’in hilâfete nasbedilmesini kınar. Kendine “Lisân’ül- Ansâr” denirdi. Üsd’ül-Gaabe ve İbn-i Ebi’l-Hadid Şerhi bu kasidenin bâzı beyitlerini zikreder (aynı, 3,s.273).