إِلٰهِى لَيْسَ لِى وَسِيلَةٌ إِلَيْكَ إِلّا عَوَاطِفُ رَأْفَتِكَ، وَلَا لِى ذَرِيعَةٌ إِلَيْكَ إِلّا عَوَارِفُ رَحْمَتِكَ، وَشَفَاعَةُ نَبِيِّكَ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ، وَمُنْقِذِ الْأُمَّةِ مِنَ الْغُمَّةِ، فَاجْعَلْهُما لِى سَبَباً إِلَىٰ نَيْلِ غُفْرانِكَ، وَصَيِّرْهُما لِى وُصْلَةً إِلَى الْفَوْزِ بِرِضْوَانِكَ، وَقَدْ حَلَّ رَجَائِى بِحَرَمِ كَرَمِكَ، وَحَطَّ طَمَعِى بِفِنَاءِ جُودِكَ، فَحَقِّقْ فِيكَ أَمَلِى، وَاخْتِمْ بِالْخَيْرِ عَمَلِى، وَاجْعَلْنِى مِنْ صَفْوَتِكَ الَّذِينَ أَحْلَلْتَهُمْ بُحْبُوحَةَ جَنَّتِكَ، وَبَوَّأْتَهُمْ دَارَ كَرامَتِكَ؛ وَأَقْرَرْتَ أَعْيُنَهُمْ بِالنَّظَرِ إِلَيْكَ يَوْمَ لِقائِكَ، وَأَوْرَثْتَهُمْ مَنَازِلَ الصِّدْقِ فِى جِوارِكَ .
Bismillahirrahmanirrahim
İlahi! Senin rafet ve şefkatin başka sana varacak bir vesilem, rahmetinin ihsanından ve rahmet Peygamberi olan, ümmeti -üzüntü- ve beladan kurtaran Peygamberinin şefaatinden başka benim sana ulaşacak bir vasıtam yoktur. O halde bu ikisini (şefaat ve rahmet) benim için mağfiretine nail olacak bir sebep ve cennetine erişecek bir vesile kıl. Şüphesiz ümidim keremine ve tamahım da bağışına göz dikmiştir. Öyleyse arzumu kendi hakkında gerçekleştir, amelimi hayırla sonuçlandır ve beni cennetine aldığın, keramet evine yerleştirdiğin, görüşme ve -kıyametgünü gözlerini sana bakmakla aydınlattığın civarında sıdk menzillerini kendilerne bıraktığın seçkin kullarından kıl.
يَا مَنْ لَايَفِدُ الْوَافِدُونَ عَلَىٰ أَكْرَمَ مِنْهُ، وَلَا يَجِدُ الْقَاصِدُونَ أَرْحَمَ مِنْهُ، يَا خَيْرَ مَنْ خَلَا بِهِ وَحِيدٌ، وَيَا أَعْطَفَ مَنْ أَوَىٰ إِلَيْهِ طَرِيدٌ، إِلَىٰ سَعَةِ عَفْوِكَ مَدَدْتُ يَدِى، وَبِذَيْلِ كَرَمِكَ أَعْلَقْتُ كَفِّى، فَلا تُولِنِى الْحِرْمَانَ، وَلَا تُبْلِنِى بِالْخَيْبَةِ وَالْخُسْرانِ، يَا سَمِيعَ الدُّعاءِ، يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Ey gelenlerin kendisinden daha kerimine gelemediği ve kasidlerin kendisinden daha merhametlisini bulamadığı kimse! Ey tek başına kendisiyle halvet edilebilenlerin en hayırlısı! Ey her yerden kovulup kendisine sığınılanların en şefkatlisi! Senin geniş affına elimi açtım ve kereminin eteğine sarıldım; o halde, bana mahrumiyeti nasip etme ve beni hüsrana düşürme; ey duâyı işiten -kabul eden- ve ey merhametlilerin en merhametlisi!”