بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ سُبْحانَكَ يَا اللّٰهُ، تَعالَيْتَ يَا رَحْمٰنُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَارَحِيمُ، تَعالَيْتَ يَا كَرِيمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِير . سُبْحانَكَ يَا مَلِكُ، تَعالَيْتَ يَامالِكُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا قُدُّوسُ، تَعالَيْتَ يَا سَلامُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَامُؤْمِنُ، تَعالَيْتَ يَامُهَيْمِنُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاعَزِيزُ، تَعالَيْتَ يَاجَبَّارُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَامُتَكَبِّرُ، تَعالَيْتَ يَامُتَجَبِّرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ؛
Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla Münezzehsin ey Allah, yücesin ey Rahman, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey Rahim, yücesin ey kerim bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey sultan, yücesin ey malik, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey kuddüs, yücesin ey esenlik veren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey korkanlara güven veren, yücesin ey alemdekileri kontrol eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey izzet ve iktidar sahibi, yücesin ey kahredici, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey kibriya sahibi, yücesin ey ulu, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَاخالِقُ، تَعالَيْتَ يَابارِئُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَامُصَوِّرُ، تَعالَيْتَ يَامُقَدِّرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاهادِى، تَعالَيْتَ يَاباقِى، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاوَهَّابُ، تَعالَيْتَ يَاتَوَّابُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَافَتَّاحُ، تَعالَيْتَ يَامُرْتاحُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاسَيِّدِى، تَعالَيْتَ يَامَوْلاىَ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاقَرِيبُ، تَعالَيْتَ يَارَقِيبُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَامُبْدِئُ، تَعالَيْتَ يَامُعِيدُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا حَمِيدُ، تَعالَيْتَ يَامَجِيدُ، أَجِرْنا مِنَ النّارِ يَامُجِيرُ؛
Münezzehsin ey yaratan, yücesin ey var eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey şekillendiren, yücesin ey takdir eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey hidayet eden, yücesin ey bâkî olan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey bağışta bulunan, yücesin ey tövbeyi kabul eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey -rahmet kapılarını- açan, yücesin ey rahatlık veren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey efendim, yücesin ey mevlam, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey yakın, yücesin ey gözeten, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey icat eden, yücesin ey -öldükten sonra- geri döndüren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey övülmüş, yücesin ey yücelik sahibi, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَا قَدِيمُ، تَعالَيْتَ يَا عَظِيمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا غَفُورُ، تَعالَيْتَ يَا شَكُورُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاشَاهِدُ، تَعالَيْتَ يَا شَهِيدُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاحَنَّانُ، تَعالَيْتَ يَا مَنَّانُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا بَاعِثُ، تَعالَيْتَ يَا وَارِثُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا مُحْيِى، تَعالَيْتَ يَا مُمِيتُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا شَفِيقُ، تَعالَيْتَ يَا رَفِيقُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا أَنِيسُ، تَعالَيْتَ يَا مُؤْنِسُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا جَلِيلُ، تَعالَيْتَ يَا جَمِيلُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ؛
Münezzehsin ey kadim, yücesin ey azim, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey günahları bağışlayan, yücesin ey şükredenlere nimet veren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey tanık, yücesin ey şahit, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey şefkatli, yücesin ey lütufta bulunan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey -öldükten sonra- diriltip kabirden çıkaran, yücesin ey – alemdekiler öldükten sonra onların- varisi, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey dirilten, yücesin ey öldüren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey şefkatli, yücesin ey refik, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey can dostu, yücesin ey munis, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey ulu, yücesin ey cemal sahibi, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَاخَبِيرُ، تَعالَيْتَ يَا بَصِيرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا حَفِىُّ، تَعالَيْتَ يَا مَلِىُّ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَامَعْبُودُ، تَعالَيْتَ يَامَوْجُودُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاغَفَّارُ، تَعَالَيْتَ يَاقَهَّارُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَامَذْكُورُ، تَعالَيْتَ يَامَشْكُورُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاجَوادُ، تَعالَيْتَ يَامَعاذُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاجَمالُ، تَعالَيْتَ يَاجَلالُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاسَابِقُ، تَعالَيْتَ يَارَازِقُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاصَادِقُ، تَعالَيْتَ يَافَالِقُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ؛
Münezzehsin ey işlerden haberdar olan, yücesin ey -kulların durumunu- gören, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey ikram sahibi, yücesin ey zengin, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey ma’bud, yücesin ey mevcut, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey günahları bağışlayan, yücesin ey kahreden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey anılan, yücesin ey şükredilen, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey cömert, yücesin ey kendisine sığınılan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey güzellik sahibi, yücesin ey ulu, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey tüm varlıklardan önce olan, yücesin ey rızık veren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey vaadı sadık olan, yücesin ey aydınlığı yaran, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَاسَمِيعُ، تَعالَيْتَ يَاسَرِيعُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَارَفِيعُ، تَعالَيْتَ يَابَدِيعُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَافَعَّالُ، تَعالَيْتَ يَامُتَعالٍ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاقَاضِى، تَعالَيْتَ يَارَاضِى، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاقَاهِرُ، تَعالَيْتَ يَا طَاهِرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا عَالِمُ، تَعالَيْتَ يَا حَاكِمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ؛
Münezzehsin ey -kullarının duasını- duyan, yücesin ey çabuk – kabul eden-, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey yüksek makam sahibi, yücesin ey yoktan var eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey faal, yücesin ey ulu, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey hüküm veren, yücesin ey razı olan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey galip, yücesin ey tertemiz, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey bilen, yücesin ey hakim, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَا دائِمُ، تَعالَيْتَ يَاقائِمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاعَاصِمُ، تَعالَيْتَ يَاقاسِمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَاغَنِىُّ، تَعالَيْتَ يَامُغْنِى، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاوَفِىُّ، تَعالَيْتَ يَاقَوِىُّ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاكَافِى، تَعالَيْتَ يَا شَافِى، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَامُقَدِّمُ، تَعالَيْتَ يَا مُؤَخِّرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا أَوَّلُ، تَعالَيْتَ يَا آخِرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ؛
Münezzehsin ey sürekli, yücesin ey kendiliğinden ayakta olan ve varlıkları ayakta tutan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey koruyan, yücesin ey bölen, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey zengin, yücesin ey zengin eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey vefa eden, yücesin ey güçlü, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey yeten, yücesin ey şifa veren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey öne geçiren, yücesin ey geriye bırakan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
Münezzehsin ey varlığın başı, yücesin ey varlığın sonu, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَا ظَاهِرُ، تَعالَيْتَ يَا بَاطِنُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا رَجَاءُ، تَعالَيْتَ يَا مُرْتَجىٰ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاذَا الْمَنِّ، تَعالَيْتَ يَا ذَا الطَّوْلِ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَاحَىُّ، تَعالَيْتَ يَا قَيُّومُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا واحِدُ، تَعالَيْتَ يَا أَحَدُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَا سَيِّدُ، تَعالَيْتَ يَا صَمَدُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا قَدِيرُ، تَعالَيْتَ يَا كَبِيرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا وَالِى، تَعالَيْتَ يا مُتَعَالِى، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ؛
Münezzehsin ey zahir, yücesin ey batın, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey ümit edenlerin ümidi, yücesin ey ümitlerin mercii, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey nimet sahibi, yücesin ey ihsan sahibi, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey diri, yücesin ey ayakta tutan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey yegane, yücesin ey tek olan -Allah-, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey efendi, yücesin ey ihtiyaçsız, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey kadir, yücesin ey büyük, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey vali (alemin sultanı), yücesin ey üstün, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَا عَلِىُّ، تَعالَيْتَ يَا أَعْلىٰ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا وَلِىُّ، تَعالَيْتَ يَا مَوْلىٰ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا ذارِئُ، تَعالَيْتَ يَا بَارِئُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا خَافِضُ، تَعالَيْتَ يَا رَافِعُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا مُقْسِطُ، تَعالَيْتَ يَا جَامِعُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَامُعِزُّ، تَعالَيْتَ يَا مُذِلُّ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا حَافِظُ، تَعالَيْتَ يَا حَفِيظُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا قادِرُ، تَعالَيْتَ يَا مُقْتَدِرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا عَلِيمُ، تَعالَيْتَ يَا حَلِيمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يا مُجِيرُ؛
Münezzehsin ey yüce, yücesin ey en yüce, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey emir sahibi, yücesin ey Mevla, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey yaratan, yücesin ey var eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey düşüren, yücesin ey yükselten, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey adaletli, yücesin ey dağınıkları bir araya toplayan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey izzet veren, yücesin ey alçaltan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey koruyucu, yücesin ey koruyan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey kudret sahibi, yücesin ey iktidar sahibi, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey çok bilen, yücesin ey çok sabırlı, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَا حَكَمُ، تَعالَيْتَ يَا حَكِيمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَامُعْطِى، تَعالَيْتَ يَا مانِعُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا ضَارُّ، تَعالَيْتَ يَا نَافِعُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا مُجِيبُ، تَعالَيْتَ يَا حَسِيبُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا عادِلُ، تَعالَيْتَ يَا فاصِلُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا لَطِيفُ، تَعالَيْتَ يَا شَرِيفُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا رَبُّ، تَعالَيْتَ يَا حَقُّ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَا مَاجِدُ، تَعالَيْتَ يَا وَاحِدُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا عَفُوُّ، تَعالَيْتَ يَا مُنْتَقِمُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ؛
Münezzehsin ey hakem, yücesin ey hekim, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey bağışta bulunan, yücesin ey -bağışı- engelleyen, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey zarar veren, yücesin ey yarar veren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey duayı kabul eden, yücesin ey hesaba çeken, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey adil, yücesin ey ayıran, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey latif, yücesin ey şerif, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey Rabb, yücesin ey Hakk, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey şanı yüce, yücesin ey tek olan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey affeden, yücesin ey intikam alan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَا واسِعُ، تَعالَيْتَ يَا مُوَسِّعُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَا رَؤُوفُ، تَعالَيْتَ يَا عَطُوفُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا فَرْدُ، تَعالَيْتَ يَا وِتْرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا مُقِيتُ، تَعالَيْتَ يَا مُحِيطُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا وَكِيلُ، تَعالَيْتَ يَاعَدْلُ، أَجِرْنا مِنَ النّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا مُبِينُ، تَعالَيْتَ يَا مَتِينُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا بَرُّ، تَعالَيْتَ يَا وَدُودُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَا رَشِيدُ، تَعالَيْتَ يَا مُرْشِدُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يا مُجِيرُ، سُبْحانَكَ يَانُورُ، تَعالَيْتَ يَا مُنَوِّرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ؛
Münezzehsin ey rahmeti geniş olan, yücesin ey genişlik veren, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey rauf, yücesin ey şefkatli, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey bir olan, yücesin ey tek olan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey (herkesin sınırını) koruyan, yücesin ey kuşatan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
Münezzehsin ey -kulların işlerinin- vekili, yücesin ey adalet, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey aşikar, yücesin ey sağlam, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey ihsan sahibi, yücesin ey çok seven, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey reşid (doğru görüşlü), yücesin ey mürşid, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey nur, yücesin ey nur verip aydınlatan, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan.
سُبْحانَكَ يَا نَصِيرُ، تَعالَيْتَ يَا نَاصِرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا صَبُورُ، تَعالَيْتَ يَا صَابِرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا مُحْصِى، تَعالَيْتَ يَا مُنْشِئُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَامُجِيرُ . سُبْحَانَكَ يَا سُبْحَانُ، تَعالَيْتَ يَا دَيَّانُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ سُبْحانَكَ يَا مُغِيثُ، تَعالَيْتَ يَا غِياثُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَافَاطِرُ، تَعالَيْتَ يَا حَاضِرُ، أَجِرْنا مِنَ النَّارِ يَا مُجِيرُ . سُبْحانَكَ يَا ذَا الْعِزِّ وَالْجَمَالِ، تَبارَكْتَ يَا ذَا الْجَبَرُوتِ وَالْجَلَالِ، سُبْحانَكَ لَاإِلٰهَ إِلّا أَنْتَ، سُبْحانَكَ إِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ فَاسْتَجَبْنا لَهُ وَنَجَّيْناهُ مِنَ الْغَمِّ وَكَذٰلِكَ نُنْجِى الْمُؤْمِنِينَ، وَصَلَّى اللّٰهُ عَلىٰ سَيِّدِنا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ أَجْمَعِينَ، وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعالَمِينَ، وَحَسْبُنا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ.
Münezzehsin ey yardımcı, yücesin ey yardım eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey çok sabırlı, yücesin ey sabreden, bizi
cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey sayan, yücesin ey icat eden, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey arınmış, yücesin ey cezalandıran, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey imdada koşan, yücesin ey varlıkların sığınağı, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey yaratan, yücesin ey hazır, bizi cehennem ateşinden koru, ey koruyan. Münezzehsin ey izzet ve güzellik sahibi, yücesin ey iktidar ve yücelik sahibi. Münezzehsin, senden başka ilâh yoktur, münezzehsin, şüphesiz ben zâlimler dendim, biz de onun du’âsını kabul ettik ve onu tasadan kurtardık. İşte biz, inananları böyle kurtarırız. Allah’ın salatı efendimiz Muhammed’e ve onun bütün Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun. Hamd alemlerin Rabbi Allah’a hastır; Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. Güç ve kuvvet ancak yüce ve ulu Allah’tandır.