السَّلامُ عَلَى الشَّجَرَةِ النَّبَوِيَّةِ، وَالدَّوْحَةِ الْهَاشِمِيَّةِ، الْمُضِيئَةِ الْمُثْمِرَةِ بِالنُّبُوَّةِ الْمُونِقَةِ بِالْإِمَامَةِ، وَعَلىٰ ضَجِيعَيْكَ آدَمَ وَنُوحٍ عَلَيْهِمَا السَّلامُ . السَّلامُ عَلَيْكَ وَعَلَىٰ أَهْلِ بَيْتِكَ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ، السَّلامُ عَلَيْكَ وَعَلَى الْمَلائِكَةِ الْمُحْدِقِينَ بِكَ وَالْحَافِّينَ بِقَبْرِكَ، يَا مَوْلاىَ يَا أَمِيرَالْمُؤْمِنِينَ، هَذاَ يَوْمُ الْأَحَدِ وَهُوَ يَوْمُكَ وَبِاسْمِكَ، وَأَنَا ضَيْفُكَ فِيهِ وَجارُكَ، فَأَضِفْنِى يَا مَوْلاىَ وَأَجِرْنِى، فَإِنَّكَ كَرِيمٌ تُحِبُّ الضِّيافَةَ، وَمَأْمُورٌ بِالْإِجارَةِ، فَافْعَلْ مَا رَغِبْتُ إِلَيْكَ فِيهِ، وَرَجَوْتُهُ مِنْكَ، بِمَنْزِلَتِكَ وَآلِ بَيْتِكَ عِنْدَاللّٰهِ، وَمَنْزِلَتِهِ عِنْدَكُمْ، وَبِحَقِّ ابْنِ عَمِّكَ رَسُولِاللّٰهِ صَلَّىاللّٰهُعَلَيْهِوَآلِهِ وَسَلَّمَ وَعَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ.
Selam olsun nübüvvet şeceresine, Haşimoğullarının nübüvvet nurlu ve meyveli ve imametle süslü ağacına; selam seninle yan yana yatan Adem ve Nuh aleyhimasselama; selam olsun sana ve senin tertemiz Ehli Beyt’ine. Selam olsun sana ve etrafını saran, kabrini çevreleyen meleklere. Ey mevlam, ey Emirulmüminin! Bu Pazar günü sana aittir; senin ismini taşır. Ben ise bugünde senin misafirinim, komşunum. O halde beni misafirliğine kabul et; ey mevlam ve bana sığınak ver. Gerçekten sen cömert ve misafirperverliği seviyorsun; -Allah tarafından insanlara- sığınak vermeye emredilmişsin. O halde bugünde sana rağbet ettiğim ve senden ümit ettiğim şeyi yerine getir; senin ve Ehl-i Beyt’inin Allah katındaki makam ve mevkiiniz hürmetine ve O’nun da sizin yanınızdaki makam ve mevkisi hürmetine ve amcan oğlu Resulullah’ın -Allah’ın sâlat ve selamı onun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun- hakkı hürmetine.