…..
“Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine sâlat et. Onların kurtuluşlarını, çıkışını çabuklaştır; ilklerden sonlara kadar onların cinlerden ve insanlardan olan düşmanlarını helak et.”
Perşembe günü ikindi vaktinden sonra Cuma gününün sonuna kadar bu şekilde yüz defa salavât getirmek çok faziletlidir.
Ve Şeyh Tusi şöyle demiştir: Perşembe gününün son vaktinde şu
cümlelerle mağfiret dilemek müstehaptır:
Kendisinden başka ilâh olmayan diri ve kayyum Allah’tan bağışlanma diliyorum ve -günahlardan tevbe ederek- O’na dönüyorum; kendi
nefsinden kötülüğü gideremeyen, adaleti uygulayamayan, kendisine zarar, yarar dokunduramayan, hayat veremeyen, öldüremeyen ve diriltemeyen aciz, hakir ve huzu içerisindeki bir kulun tevbesiyle -tevbe ediyorum- Allah’ın sâlatı ve selamı Muhammed ve onun tertemiz, pâk, seçilmiş
ve iyi soyunun üzerine olsun.
2- Cuma gecesinde her biri hakkında birçok yarar ve sevap rivayet
edilen şu sureleri oku:
İsrâ, Kehf, “Ta Sin”le başlayan üç sure (Şuara, Neml, Kasas),
Secde, Yasin, Sâd, Ahkaf, Vakia, Fussilet, Duhan, Tur, Kamer ve
Cuma. Eğer bunların hepsini okumaya fırsat bulamazsan, Vakiâ ve
ondan önceki sureleri oku; çünkü İmam Sadık’dan (a.s) şöyle rivayet
edilir: “Kim her Cuma gecesi İsrâ suresini okursa, Hz. Mehdi’nin (a.f)
huzuruna çıkıp onun ashabından olmadan önce ölmez.”
Yine buyurmuştur ki: “Kim Cuma gecelerinde Kehf Suresini okursa, şehid olarak dünyadan göçer ve Allah Teala kıyamet günü onu şehitlerle haşreder ve onlarla birlikte tutar.”
Yine şöyle buyurmuştu: “Kim Cuma gecesi “Ta Sin”le başlayan
Şuara, Neml, Kasas surelerini okursa, Allah Teala’nın dostlarından
olur ve Allah’ın güven ve himayesine girer; dünyada fakir olmaz ve ahrette de Allah Teala cennetten ona razı olacağı kadar verir ve hatta
razı olduğundan fazlasını lütufta bulunur; ayrıca onu cennet hurilerinden yüz kadınla evlendirir.”
Yine buyurmuştur ki: “Kim her Cuma gecesi Secde suresini okursa, Allah Teala kıyamet günü onun amel defterini sağ eline verir; onu
amellerine göre hesaba çekmez ve Hz. Muhammed (s.a.a) ve Ehl-i
Beyt’inin (a.s) arkadaşlarından olur.”
Muteber senetle İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s) şöyle rivayet
edilmiştir: “Kim Cuma gecesi Sâd suresini okursa, ona dünya ve
ahiret hayrından ancak mürsel peygambere veya mukarreb meleğe verilen miktarda hayır verilir ve onu, ailesinden istediği herkesle birlikte, hatta -ailesinden ve onun şefaat edeceği seviyede olmasa bile- kendisine hizmet eden hizmetçiyle birlikte cennete sokarlar.”
İmam Sadık’tan (a.s) başka bir yerde de şöyle rivayet edilmiştir:
“Kim Cuma gecesi veya gündüzü Ahkaf Suresini okursa, dünyada bir
korkuyla karşılaşmaz; kıyamette ise o günün dehşet ve korkusundan
güvende olur.”
Yine buyurmuştur ki: “Kim Cuma gecesinde Vakia Suresini okursa, Allah onu sever, onu sevimli kılar; dünyada sıkıntı ve fakirlik görmez; dünya afetlerinden hiç birisine tutulmaz ve Emirulmüminin Ali’-
nin (a.s) arkadaşlarından olur. Bu sure Emirulmüminin Ali’ye (a.s)
mahsustur.”
Bir rivayette şöyle geçer: “Kim her Cuma gecesi Cuma Suresini
okursa, o Cuma ile sonraki Cuma gününe kadar işlediği hataların kefareti olur.”
Her Cuma gecesinde ve yine Cuma günü öğleden sonra ve ikindi
vakti Kehf Suresini okuyanlar için de bu fazilet rivayet edilmiştir.
Bil ki, Cuma gecesinde kılınacak birçok namaz rivayet edilmiştir.
Onlardan biri Emirulmüminin Ali’nin (a.s) namazıdır; diğer biri her
rekâtında Fatiha suresinden sonra on beş defa Zilzâl Suresi okunan iki
rekâtlık namazdır; kim bu namazı kılacak olursa, Allah Teala onu kabir azabından ve kıyamet gününün dehşetlerinden güvende kılar.
3- Cuma’nın akşam ve yatsı namazlarının birinci rekâtında Cuma
Suresini, akşam namazının ikinci rekâtında İhlas Suresini ve yatsı
namazının ikinci rekâtında ise A’la Suresini okumak.
4- Şiir okumayı terk etmek; çünkü bu konuda İmam Sadık’tan
(a.s) sahih bir hadiste şöyle rivayet edilmiştir: “Oruçlu kimsenin ve
ihramda olanın Haremde şiir söylemesi ve yine Cuma günü ve geceleri şiir rivayet etmek mekruhtur.”
Ravi diyor ki, bunun üzerine ben, “Hakk (ve olumlu) bir şiir olsa
bile mi?” diye sordum. İmam (a.s), “Hak olsa bile” buyurdu.
Muteber bir hadiste İmam Sadık’tan (a.s) Resulullah’ın (s.a.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kim Cuma gecesi veya Cuma günü
bir şiir okursa, o gece ve gündüzde okumuş olduğu o şiirden başka bir
yarar elde etmez, sevaba ulaşmaz.”
Başka bir muteber rivayette ise, “O gece ve gündüzünde namazı
kabul olmaz” ifadesi geçer.
5- Müminlerin hakkında çok dua etmek; nitekim Hz. Fatıma (s.a)
böyle yapıyordu. Rivayete göre insan, ölen mümin kardeşlerinden on
kişi hakkında bağışlanma dilerse, cennet ona farz olur.”
6- Cuma gecesi okunması rivayet edilen duaları okumak; bu
gecede okunması rivayet edilen dualar oldukça fazladır. Biz onlardan
bazılarını nakletmekle yetineceğiz: Sahih senetle İmam Cafer-i
Sadık’tan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: “Kim Cuma gecesi akşam
namazının nafilesinin son secdesinde yedi defa aşağıdaki duayı
okursa, dua biter bitmez bağışlanır.”
Her akşam böyle yapması iyidir; dua şudur:
Allah’ım! Yüce veçhin (künhü) ve büyük ismin hürmetine senden
Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine sâlat etmeni ve benim büyük günahımı bağışlamanı diliyorum.”
Peygamber efendimizden (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: “Kim
Cuma gecesi veya Cuma günü şu duayı yedi defa okursa, o gece veya
o gün ölecek olursa cennete girer:”
Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, senden başka ilâh yoktur; beni
sen yarattın, ben senin kulun ve cariyenin oğluyum, senin avucunun içindeyim (güç ve kudretin altında zelilim), kâhkülüm (yularım) senin elindedir. Gücüm yettiğince senin ahdin ve vaadin üzere akşamlıyorum, tüm
yaptıklarımdan (kötülüklerimden) senin rızana sığınıyorum; sürekli nimetinle beraberim, -ama onu kötüye kullanarak- günahımla dönü-yorum. O halde günahlarımı bağışla; kuşkusuz senden başka kimse günahları
bağışlayamaz.”
Şeyh Tusî, Seyyid, Kef’amî ve Seyyid b. Bâkî şöyle demişlerdir:
Cuma gecesi ve gündüzü ve yine Arefe gecesi ve gündüzü şu duayı
okumak müstehaptır; biz duayı Şeyh’in Misbah kitabından naklediyoruz:
Allah’ım! Herkes yarattığın bir kişinin lütuf ve ihsanına ulaşmak,
mükafat ve bağış almak ümidiyle onun huzuruna varmak için kendisini
hazırlar. Ya Rabbi! Ben de senin affını ümit ederek, bağış ve mükafatına
ulaşmayı dileyerek kendimi hazırladım. O halde ey hiçbir saili kapısından
boş çevirmeyen ve ey bağışa ulaşan kendisinden bir şey eksiltemeyen!
Duamı boşa çıkarma. Ben ne yaptığım iyi bir amelimle ve ne de bir yaratılmışın bağışını umarak sana geldim; ben kendi nefsime karşı kötülük ve
zulüm yaptığımı ikrar ederek, günahıma hiçbir hüccet ve mazeretim olmadığını itiraf ederek geldim. Ben senin büyük affını ümit ederek geldim;
sen o affınla suç işleyenleri affettin ve uzun bir zaman büyük günahlarına
ısrar etmeleri onlara rahmetle dönmeni engellemedi. Ey rahmeti geniş ve
affı büyük olan; ey yüce, ey yüce, ey yüce! Senin gazabını hilminden
başka hiçbir şey geri çevirmez ve senin öfkenden sana tazarru etmekten başka hiçbir şey kurtarmaz. O halde ey ilâhım! Ölü şehirleri dirilttiğin güç
ve kudretinle benim için bir kurtuluş bağışla; beni gam ve kederle öldürme; tâ ki duamı kabul edesin ve onun kabul olduğunu bana gösteresin.
Hayatımın sonuna kadar bana -ahiret- afiyet ve sağlığın tadını tattır. Beni
düşmanımın alayına muhatap etme; onu bana musallat etme ve ona
üzerime çökme imkanı verme.
Allah’ım! Sen beni alçaltacak olursan, kim beni yüceltebilir; sen beni
yüceltecek olursan, kim beni alçaltabilir; beni helak edecek olursan, kulun hakkında kim sana muhalefet edebilir veya kim onun işiyle ilgili senden bir talepte bulunabilir? Gerçekten senin hükmünde hiçbir şekilde zulüm ve haksızlık olmadığını; intikam ve cezalandırmada senin acele etmeyeceğini ben biliyorum; çünkü ancak vaktin geçmesinden endişelenen
acele eder ve zulme ancak zayıf olan bir kişi ihtiyaç duyar; oysa sen
bundan çok yücesin ve büyüksün.
Allah’ım! Ben sana sığınıyorum, bana sığınak ver; Senden aman diliyorum, bana aman ver; Senden rızık istiyorum, beni rızıklandır; Sana
tevekkül ediyorum, o halde bana kifayet et; düşmanıma karşı senden
yardım istiyorum, bana yardım et; Senden yardım diliyorum, bana yardım
et; Senden bağışlanma diliyorum ey ilâhım, beni bağışla. Amin, amin,
amin.
7- Allah’ın izniyle bir sonraki bölümde aktaracağımız Kumeyl
duasını okumak.
8- İleride aktaracağımızı Arefe gecesinde de okunan ……duası okumak.
9- Sonra on defa şu duayı okumak:
Bu dua Ramazan Bayramı’nın gecesinde de okunur.
10- Nar yemek; İmam Sadık (a.s) her Cuma gecesi nar yerdi; narı
uyumak istediği zaman yemek daha iyidir; çünkü uyumak istediği
zaman nar yiyen kimsenin sabaha kadar güvende olacağı rivayet edilmiştir. Narın bütün tanelerini toplayıp yemek için yere bir bez parçası
sermek ve narı kimseyle paylaşmamak daha uygundur. Şeyh Cafer b.
Ahmed-i Kummî “Arus” adlı kitabında İmam Cafer-i Sadık’tan (a.s)
şöyle rivayet etmiştir: “Kim sabah namazının nafilesiyle farzı arasında yüz defa “Subhane rabbiye’l-azim-i ve bi-hamdih. Esteğfirullah-e
rabbi ve etubu ileyh” derse Allah Teala cennette onun için bir ev diker.”
Şeyh, Seyyid ve diğerleri Cuma gecesinin seherinde şu duayı
okumanın müstehap olduğunu söylemişlerdir:
Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine sâlat eyle ve bu sabah
ba-na kendi rızanı bağışta bulun, kalbime kendi korkunu yerleştir ve onu
kendinden başkasından kopar, tâ ki senden başkasını ümit etmeyeyim ve senden başkasından korkmayayım.
Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine sâlat eyle ve bana yakin sebatı, ihlas halisliği, tevhid şerefi, istikamet ve direnişte süreklilik, sabır
madeni, kaza ve kadere razı olma bağışında bulun. Ey saillerin hacetlerini reva eden, ey susanların kalbindekileri bilen! Muhammed ve Ehl-i
Beyt’ine sâlat eyle, duamı kabul et, günahımı bağışla, rızkımı genişlet,
benim, kardeşlerimin ve ailemin hacetlerini reva et.
İlahi! Şüphesiz senin yanında olanları arzulamak dışında bütün arzular hırsı hüsrandır, sana yönelik olanları dışında bütün himmetler kesinlikle boştur, sana giden yol dışında bütün akıl yolları kapalıdır. Sen yaratıkların ümidisin; yarattıklarının sığınağı sensin. Ey en değerli maksat ve
ey kendisinden istenilen en cömert zat! Ey kaçanların sığınağı! Sırtımda
taşıdığım günah yüküyle sana doğru kaçıyorum. Katına varmak için marifetimden başka bir şefaatçi ve vasıta bulamıyorum; -o da şu ki:- şüphesiz
Sen talep edenlerin ümit ettiği ve rağbet edenlerin katında olanları arzuladığı en yakın zatsın. Ey marifetiyle akılların gözlerini açan ve hamdıyla
dilleri çözen, herkesin hakkına ulaşacağı miktarda kullarına yeteri kadar
nimet ve ihsanları veren! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine sâlat eyle; şeytana aklıma musallat olması için bir yol ve batılı işime kılavuz kılma.
Cuma günü şafak atınca da şu duayı oku:
Allah’ın zimmetinde, meleklerinin zimmetinde, peygamberlerinin
ve elçilerinin -Allah’ın selamı onların üzerine olsun- zimmetinde ve Muhammed’in -Allah’ın sâlatı onun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun- zimmetinde
ve Muhammed’in Ehl-i Beyt’inden olan vasilerin -Allah’ın selamı onların
üzerine olsun- zimmetinde sabahladım. Muhammed’in Ehl-i Beyt’inin –
Allah’ın selamı onların üzerine olsun- gizlisine ve açığına, zahirine ve batınına iman ettim. Şehadet ederim ki Muhammed -Allah’ın sâlatı onun ve
Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun- gibi onlar Allah’ın ilminde ve itaatindedirler.
Cuma günü sabah namazından önce üç defa şu duayı okursa günahları deniz köpüklerinden fazla olsa bile bağışlanır:
Kendisinden başka ilâh olmayan diri ve kayyum (her şeyi ayakta
tutan) Allah’tan bağışlanma diliyor ve O’na dönüş yapıyorum.