İmam Musa Kâzım, İmam Rıza, İmam Cevad ve İmam Ali Naki’nin (a.s) Ziyareti – Çarşamba günü

Bugün İmam Musa Kâzım, İmam Rıza, İmam Cevad ve İmam Ali Naki’ye (a.s) aittir; bu günde bu dört imam şöyle ziyaret edilir:

السَّلامُ عَلَيْكُمْ يَا أَوْ لِيَاءَاللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكُمْ يَا حُجَجَ اللّٰهِ، السَّلامُ عَلَيْكُمْ يَا نُورَ اللّٰهِ فِى ظُلُمَاتِ الْأَرْضِ، السَّلامُ عَلَيْكُمْ، صَلَواتُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَعَلَىٰ آلِ بَيْتِكُمُ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ، بِأَبِى أَنْتُمْ وَأُمِّى، لَقَدْ عَبَدْتُمُ اللّٰهَ مُخْلِصِينَ، وَجَاهَدْتُمْ فِى اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِهِ حَتَّىٰ أَتاكُمُ الْيَقِينُ، فَلَعَنَ اللّٰهُ أَعْداءَكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ أَجْمَعِينَ، وَأَنَا أَبْرَأُ إِلَى اللّٰهِ وَ إِلَيْكُمْ مِنْهُمْ، يَا مَوْلاىَ يَا أَبا إِبْراهِيمَ مُوسَى بْنَ جَعْفَرٍ، يَا مَوْلاىَ يَا أَبَا الْحَسَنِ عَلِىَّ بْنَ مُوسىٰ، يَا مَوْلاىَ يَا أبا جَعْفَرٍ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ، يَا مَوْلاىَ يَا أَبَا الْحَسَنِ عَلِىَّ بْنَ مُحَمَّدٍ، أَنَا مَوْلىً لَكُمْ، مُؤْمِنٌ بِسِرِّكُمْ وَجَهْرِكُمْ، مُتَضَيِّفٌ بِكُمْ فِى يَوْمِكُمْ هٰذَا وَهُوَ يَوْمُ الْأَرْبَعاءِ، وَمُسْتَجِيرٌ بِكُمْ، فَأَضِيفُونِى وَأَجِيرُونِى بِآلِ بَيْتِكُمُ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ.

Selam olsun size ey Allah’ın velileri; selam olsun size ey Allah’ın hüccetleri; selam olsun size ey yeryüzünün karanlıklarında Allah’ın nurları; Allah’ın selamı sizin üzerinize olsun; Allah’ın rahmeti sizin ve tertemiz, tahir Ehl-i Beyt’inizin üzerine olsun; babam, anam size feda olsun. Gerçekten siz halis niyetlerle Allah’a ibadet ettiniz ve Allah yolunda hakkıyla cihad ettiniz; nihayet yakine ulaştınız (ölüm gelip sizi buldu). Allah sizin cin ve insanlardan olan bütün düşmanlarınıza lanet etsin. Ben onlardan Allah’a ve size doğru uzaklaşıyorum. Ey mevlam, ey Eba İbrahim Musa b. Cafer, ey mevlam, ey Ebe’l-Hasan Ali b. Musa, ey mevlam, ey Eba Cafer Muhammed b. Ali, ey mevlam, ey Eba Hasan Ali b. Muhammed!
Ben sizin dostunuzum. Sizin saklınıza ve aşikarınıza inanıyorum. Sizin gününüz olan bu Çarşamba gününde sizin misafirinizim. Bugünde size sığındım. O halde beni misafirliğe ve sığınağınıza almaya kabul edin; tertemiz ve tahir Ehl-i Beyt’inizin hürmetine.